PAYLAŞ

Evelsi gün meydana gelen melun saldırının ardından emniyet ve istihbarat birimleri ile teknik birimler çalışadursun, dün ekranda izlediğim Baykal sanki gizli bir telaş içindeydi.

Vali Güler’in açıklamalarını daha yeni dinlemiştim. Saldırıyı üstlenen olmadığı gibi henüz patlayıcının kesin türü hakkında da bir neticeye varılmamıştı. Evet, bunun bir terör saldırısı olduğunu daha sözlük anlamından bilmek mümkündü. Ancak belki de çok mühim olmayan adres malesef henüz belli değildi. Öyle ki, bir kısım bu saldırıyı içerideki meşhurların verdiği bir gözdağı olabileceğini değerlendiriyordu.

Baykal’ı saldırının gerçekleştiği mahallede görüyoruz. Yine nadiren karşılaştığımız o fazla ııı-ııı duraklamaları var. Tabii, buna alışkınız; ancak her nedense bu duraklama sesleri fazla kesik ve fazla sayıda olunca Baykal’ın ağzından çıkanlar bende şüphe uyandırıyor. Kişisel bir değerlendirme diyelim…belki de hep şüpheleneceğim konuşmalarında ııı-ııı duraklamaları bu haliyle denk gelmiştir.

Baykal saldırının PKK tarafından yapıldırıldığını değerlendiriyor. Belki de konu ile en alakalı yerde ama konunun kendisi ile en alakasız tarafında durma gereği hissediyor.

80 sonrası yeni nesil siyasetin iktidarıyla, muhalefetiyle ve haricileriyle bizi milletçe paranoyak yapmasından mıdır bilemem; Baykal taziye ziyaretinde adres gösterirken, birden “acaba şu anda ziyaret mi yapıyor yoksa avukatlık mı” düşüncesine kapıldım. Yeniden avukatlığa soyunan Baykal’ın ömrü boyunca bir başka davaya daha bakacağını samıyorum.

Gerçekler ışığında komplo teorisi sendromu(!) bende de mi baş gösterdi acaba…