PAYLAŞ
TTNet ADSL Hizmeti

TTNet için aldığımız hizmeti daima yurtdışı ile kıyaslar, tekelliği sebebiyle böylesine pahalı ve kalitesiz bir hizmeti satabildiğini ve aynı sebeple kullandığımızı söyler dururuz. Zaman zaman da kendilerine ihtiyaç duydukça farkettiğimiz hizmetsizliklere örnekler vererek veryansın ederiz. TTNet, ADSL için en kötü zamanlarımızdır. TTNET “Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler” sözüne iyi bir örnek teşkil ediyor.

Eh ben de durduk yerde TTNET’ten bahsetmiyorum elbette. Bugün yaşadığım sıkıntı, TTNET ADSL hizmetini yermek için yine kendileri tarafından sunulmuş bir fırsat gibi. Herşey evdeki kablolamayı değiştirmemle aynı zamanda başladı.

Evi taşıdık geçenlerde. Türk Telekom sağolsun 1 günde telefon hattımızı nakletti. Ardından 24 saatte ADSL hattının aktif olacağı söylenmiş. Sanırım o sürelerde ADSL çalışmaya başladı. Haftasonu organizasyondan döndükten sonra kabloyu bağlayıp çalıştığını farkettim. Ne var ki evdeki döşeli kablo bizim için uygun değil. Gereksiz bir 5’li kablo döşenmiş. Belki 2 hat dolaştırmışlardır bilemiyorum. Yalnız evin bir ucundan giren kablo diğer ucuna kadar hiç dağıtım noktası oluşturulmadan devam etmiş ve tek bir telefon için uygun döşeme yapılmış. Tabii bunu çoklamak ya da çoklamaya hazırlamak gerekliydi. Bunun için bir çalışma yaptım.

Sonrasında evde 6 telefon ve 1 ADSL hattı dolaştırabileceğim düzen oluştu. Telefon tekrar çalışmaya başladı ve modemin de ADSL ışığı yandı. Ne var ki PPP sinyali bir türlü gelmedi. Sorunun ev içinde olmaması gerektiğini düşünsem de çalışmamın ve kesintinin örtüşmesi tereddüte düşürdü. Tesisatı tekrar kontrol ettim ve çeşitli şekillerde test etmeye çalıştım. Tabii emin olduktan sonra 444 0 375’i arayacaktım.

İşte TTNET bombası burada geliyor. Servis ücreti ne kadra bilmiyorum ama ben arıza için 5’i tuşlayacağımı hatırlayana kadar uzun uzun bant kayıtları dinlemek zorunda kaldım. 1 Ocak’tan itibaren fatura tebligatı tamaen e-postadan yapılacakmış…bunu öğrendim bahaneyle. Hukuka uygun mu bilemiyorum ama duyurudan anladığım şey artık basılı fatura tebliğ etmeyecekleri. Zaten ödeme gününe kadar bazen gelebilen, bazen ona bile yetişemeyen TT faturalarıyle pek iyi geçindiğim söylenemezdi.

Sonunda müşteri hizmetleri temsilcisine bağlandım. Bu esnada bana “şu an müşteri hizmetleri temsilcilerimiz diğer müşterilerimize hizmet vermektedir” gibi abuk bir bant kaydı duymadığım için bölgesel bir sorun olmadığını düşündüm. Zira ne zaman bir sorun olsa bu sesi duyarsınız. Farkettiğim şey, telefona çıkan kişinin öncekilere nazaran daha kibar ve konuşmasının bant kaydı kıvamına daha yakın olmasıydı. Hani şu banka temsilcileri gibi.

Herneyse, yine rutin “modeminize girin, modeminiz ip almıyor, modemi resetleyin, o ışık varmı, bu ışık var mı, hattınızda sorun var” gibi konuşmalar hiç geçmedi. Benimle görüşen kişi “… bölgesinde bir sorun mu var” diye sormamın üzertine kim olduğumu öğrenip, kullanıcı profilleri ile ilgili bir güncelleme çalışması mı ne olduğunu söyledi ve şu an ekranımıza bağlanamadığını belirtti. “Lütfen ilerleyen saatlerde tekrar arar mısınız” gibi oldukça ortada bir nezaketen sallama cümlesi ile konuşmamız son buldu. Bomba neydi ? Bomba elbette buydu. TTNET servis numarası sistemde abonelerine ulaşamıyor. Benim “… bölgesinde bir sorun mu var” soruma cevap verebilecek durumda değiller. Bunun mazereti ise abone bilgilerinde o sırada bir güncelleme ya da bir çalışma falan yapılıyor olması. TTNET bu esnada ağının  herhangi bir bölgesinde sorun olup olmadığını bilemiyor.

Aslında daha evvel de sorun var mı yok mu bilemeyen müşteri hizmetleri temsilcileriyle görüşmüştük…bu ilk değildi. TTNET gerçekten bir tane. Hani derler ya “numunelik” diye.

Ne yazık ki bu altyapıyı kullanacak bir başka şirkete de güvenemiyoruz. Altyapı düzgün olmalı ve rakabet ortamı ardından oluşturulmalı. Doğrusu bu ama daha bizde altyapı yok. 30 senelik bakır kablolar üzerinden mbit büyüklüklerinde adsl almaya çalışıyoruz. KabloNET işse bir türlü alternatif olamıyor.

Bağlantım düzelirse yazıyı bugün günlüğe ekleyeceğim. Biz anca böyle kendi kendimize söylenir dururuz. Halbu ki böyle kuruluşları düzeltecek olan güç bizim ile hukukun birleşmesinden ortaya çıkıyor. Biz ise sadece kendi kendimize söylenmeyi tercih ediyoruz.