PAYLAŞ
Melih Gökçek - Kemal Kılıçdaroğlu

Geçen gün muhterem insan, büyük onur ve gurur sahibi şahsiyet, Türkiye’nin yegâne doğru gazetecisi, en güvenilir insanı, genel kurmay gibi adam Uğur DÜNDAR’ın büyüklüğüne bir kez daha şahit olma fırsatı bulduk. Aslında ne Melik GÖKÇEK ne de Kemal KILIÇDAROĞLU bu karşılaşmadan galip ayrılsa bir şey değişmeyecekti. Aslında bu program, CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni KARAYALÇIN ile almak için verdiği mücadelenin bir parçası olmaktan öteye geçmeyecek, kimseyi mevcut sıfatı dışına taşıyamayacaktı. Gel gelelim DÜNDAR bir kez daha tarafsız sorumluluklarını(!) yerine getirirken, seyri biraz sıkıntılı ama genel olarak eğlenceli bir karşılaşma geldi sahneye.

Yine Uğur DÜNDAR, yine siyaset, yine taraflılık. Oysa biz DÜNDAR’ı siyasetle değil araştırmacı gazeteciliği ile sevmiştik. Oysa biz DÜNDAR’ı bunun için güvenilir ve kurtarıcı bir vasıfta görüyorduk. Araştırmacı gazeteciliğinde, dönen hiç bir şeye aklımız ermeden yolsuzluk yapanın, halkın sağlığıyla oynayanın, üçkağıtçının üzerine delikanlı gibi gidişiyle gözümüzde büyütmüştük.

Şimdilerde kendisi siyasetin ucundan ama malesef siyasetin arkaplan aktörleri gibi tutarak yoluna devam ediyor. Haber sunanlar kervanına katıldığından beri buna daha çok fırsat buluyor. Belki de 70 yaşından sonra asıl istediği şeyi yapıyor…bilinmez. Ah be Uğru DÜNDAR…ne vardı siyasete de bulaşacaksan yine araştırmacılığındla bulaşsaydın. Zor muydu senin için o Kılıçdaroğlu’nun ve Gökçek’in sözünü ettiği yolsuzlukların var olup olmadığını ispatlamak. Nerede senin orataya çıkardığın yolsuzluklar, hortumcular, halkın kanını emenlerin yüzüne çarpılan belgeler, gizli kameralar.

Geen gün izlediğimiz karşılaşma Melih GÖKÇEK’in delifişek genç mizacı, Kemal KILIÇDAROĞLU’nun kendini tekrar edip duran soğuk sesli söylemleri ve Uğur DÜNDAR’ın “nasıl yapsam da belli etmesem” kaygıları arasında geçti.

O karmaşa, sözlü kavga döğüş arasında kaybolan tek şey Kılıçdaroğlu’nun elinde ispat olmadığı gerçeğiydi sanırım. Nasılsa Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet ve bilimum hükümet karşıtı kartel medyas, karşılaşmayı izleyen izlemeyen 70 milyona durumu istedikleri gibi anlatabilirlerdi. Kılıçdaroğlu için hiç bir sorun yoktu. Hatta Gökçek’in Kılıçdaroğlu’nun müfteriliği sebebiyle önüne koyduğu şerefinin durumu hakkındaki sözleri dahi önemsizdi. Şeref de bu ülkede medya ile alınır, satılır, geri kazanılabilirdi.

Bu renkli karşılaşma bittikten bir süre sonra Baykal’ın sözleri de şaşırtıcı değildi aslında. Yine de sanırım Kılıçdaroğlu’nun bir daha elinde kanıt olmadan ortalıkta nara atmasına izin vermeyecektir.

İzlemeyenler için programa sebep olan asıl konu neydi ve neticede ne oldu ?

Önce şu tartışmalar birkaç gün sürdü:

Kemal KILIÇDAROĞLU: Melih GÖKÇEK İstanbul BB’nin 23 Avroya aldığı doğalgaz sayaçlarını 168 Avroya alarak bilmemkaçyüz milyon dolar yolsuzluk yapmıştır. Gökçek soyguncudur.

Melih GÖKÇEK: Bu iddiaları ispatlamayan şerefli insan değildir.

Daha sonra karşılaşma gerçekleşti:

Kemal KILIÇDAROĞLU: Sayaçları 225 dolara aldınız, Ankaralı’yı soydunuz.

Melih GÖKÇEK: Biz sayaçları 63 Avroya aldık. Bu sayaçlar İstanbuldaki gibi mekanik değil elektronik. İstanbul’un 23 Avroya aldığı mekanik sayaçları da18 Avroya almıştık. Karayalçın bunlara 108 milyon vermişti ? Cevap verin, bana belge gösterin. İftiracısınız, yalan söylüyorsunuz.

Kemal KILIÇDAROĞLU: 835.000 sayacı 138 milyon dolara aldınız.

Melih GÖKÇEK: Faturasını göstermeyen müfteri şerefli değildir.

Böylesine geçen bir karşılaşmada kendisini hakem yerinde gördüğümüz DÜNDAR ise idare etmekten çok uzaktı. Aslında evet…idare(!) ediyordu. GÖKÇEK’in iftiraya maruz kaldığını ve bunun muhattabı buradayken belge göstermesi, sorularına cevap vermesi gerektiğini ama DÜNDAR’ın buna zorlamadığını söylerken DÜNDAR “cevap vermek istemiyorsa ne yapabilirim” diyerek hayatının komedisine hç düşünmeden imza atıyordu.

Neticede Kılıçdaroğlu iddialarını ispatlayamadı. Gökçek ise muhalifleri karşısında fazladan puan alabileceği daha sakin bir ortam için katkı sağlayamadı.

DÜNDAR evelsi gün çok uğraştı. Ardından Hürrüyet, Milliyet ve Cumhuriyet başta olmak üzere büyük kısım basın devam etti. Hepsini gayretlerinden dolayı tebrik ediyorum. Özellikle Uğur DÜNDAR bence büyük bir şehire CHP’den adaylığı hakkediyor.

 

Buna benzer yazılar: