PAYLAŞ
Tam Yağlı Gerçek Süt Açık Süt

Yaşım 34. 1974’ten 1980’lerin sonlarına; gençliğe adım atana kadar dolu dolu bir çocukluk çağım oldu. Sanırım benden sonraki nesil 90’lar ile başlıyor ve şu an gençliğin en baş, en deli zamanlarındalar. Süt deyince akıllarına ne geliyor pek emin değilim ama sanırım fazla rekabet olmayan dönemdeki başarılı reklamasyonu ile pastörize MİS Süt ağırlık kazanacaktır. Bizim zamanımızda süt deyince akla güğüm, adı şimdi aklıma gelmeyen litrelik ölçü kapları, tencereler ve kaymak gelirdi. 

O zaman süt güğümün içinde -şimdiki ölçülenmiş halbuki o zaman doğal- sarıya bakan “tam yağlı” haliyle durur, tencereye girdiğinde -şimdilerde ancak mahlep benzeri şeylerle bir olursa görebileceğimiz, halbuki o zaman doğal- ısındıkça kabaran, bekledikçe bir parmak kaymaklanan bir şeydi. O sütün kokusunu bugün siz şoklasanız da veremezsiniz…uğraşmayın.

Hiç bir zaman çok aram olmasa da o kaymak sütün adeta şartıydı. Eve süt alındığı o akşam ve takip eden birkaç kahvaltıda şekerli kaymak yenirdi. Bunlar şimdi köy havası estiren, aslında daha dünün şehir gerçekleri.

TV reklamlarında Derya Baykal’a rastladım. Sağolsun paketlenmiş sütü bir övüyor…öve öve bitiremedi denir ya hani. Aslında yanında kim olduğu belirsiz, uzman olduğu söylenen kişi ile beraber de olsa beni bir türlü tatmin edemedi. Yani övdü övdü…bitti. Derdimiz açık süt alınmaması.

Diyor ki “Bu açık sütü mü, yani şu içinde mikrop barındıran sütü mü çocuğuna içireceksin ?”

Evin hanımı “Evet” diyor ve ekliyor: “Kaynatacağım tabii”.

Allah aşkına ne var bunda ? Hepimiz bu cânım tam yağlı(!) sütle büyümedik mi ? Elbette halen kaldıysa bir sütçümüz, ondan alıp kaynatıp içeceğiz. Olmaz efendim, Derya Hanım pek bir otorite. Bize öğretmesi lazım. Şöyle diyor:

“Uzun uzun kaynatacaksın, o arada sütün bütün besleyiciliği de buhar olup uçup gidecek.”

Elbette uzun ömürlü diye tabir ettiğimiz bu sütlerin şimdilik sağlıklı olduğu dışında bir şey söylememi mümkün değil. Sağlıklıdan kasıt sütün sağlığa olan katkısı değil malesef. Onun Derya Baykal’ın söylemiyle kötü mikroplar içermemesi falan en fazla.

  • Bana sütü hızla ısıtması, ardından aynı hızla soğutulması, dolayısıyla bildiğimiz şoklama işleminin sütün besleyici özelliğini kaybetmesinin önüne nasıl geçtiğini
  • Açık sütün hangi koşullar sebebiyle mikrop yuvası olduğunu
  • Eski neslin daha hasta ya da daha genç mi (daha erken ölen bir nesil mi) oldıuğunu
  • 6 katlı ambalajın uzun süre saklamayı steril sağlamaktan başka ne işe yaradığını ve benim açık sütü evin raflarında stoklamak amacıyla aldığımın mı düşünüldüğünü
  • Dolayısıyla açık süt yerine ambalajlı uzun ömürlü sütü neden tercih etmem gerektiğini,

gerçekten, geçerli genel sebeplerle anlatabilecek bir uzman var mı ? O zaman belki ikna olacağım.

 

Muhabbetle kalın.