PAYLAŞ
Seyri Sakati hazretleri

Seyri Sakâti (Sırrı Sakâtî) Hazretleri, Cüneyd-i Bağdâdî Hazretlerinin şeyhi, aynı zamanda dayısı da olduğu söylenir. Zamanının ehlullâhından, büyük bir zât idi. Hakkında anlatılan meşhur bir kıssayı aktarmak istiyorum.

Bir gün Bağdad çarşısında büyük bir yangın çıkar ve yangın çarşının bir bölümünü tümden kül eder. Çok az bir yer yangından korunmuştur. Seyrü’s-Sakâtî hazretlerinin de Bağdad çarşısında küçük bir dükkanı vardır. Yangını duyduğunda telâş ile çarşıya doğru yol alır. Aslında dünya hevesinden, nefsin hevâsından olduka uzak olan bu zât için “telâş ile” demek pek uygun olmadı. “Durumun gereğine uygun bir şekilde hızla” desek daha doğru olur.

Yolda, karşısına çıkan biri Sakâtî hazretlerine “Yâ Şeyh, nereye gidersin hızlı hızlı” diye sorar. Sakâtî hazretleri de adama “Çarşıyı yangın sarmış, dükkanıma bakmaya gidiyorum” diye cevap verdiğinde adam “Senin dükkanının olduğu tarafa yangın gelmeden söndü. Dükkanım zarar görmedi” der.

Seyrü’s-Sakâtî hazretleri bunu duyunca şöyle bir “ekhamdulillâh” çeker derinden…

Sonra hemen kendine gelen Sakâtî hazretleri; “Ben nasıl olur da bir müslüman kardeşimin canı yandığı zaman, orada benim canım yanmadı diye hamdederim” diye tevbe etti.

Bir gün kendisine yeni talebe olan biri hiç hata edip etmediğini sorduğunda, Sakâtî hazretleri bunu anlatarak, 30 senedir bu hatasına tevbe ettiğini söyledi.

Yaklaşan Berâet Gecesi öncesinde Rabbim hepimize tüm günahlarımızdan kesin bir dönüş ile dönmeyi ve bunlardan makbul bir tevbe ile tevbekâr olmayı nasip etsin. Bizler günahlarımızdan dönmede zayıfkeni bu dîni bize getirenler câiz olan hatalarından bir tevbe ettiler.