PAYLAŞ

Ben çocukken kandilleri 3 sayar, Kadir Gecesini ayrı tutardık. Bu ayrı tutma, onu kandilden saymama yönünde değil de daha çok onu yüceltme şeklindeydi. Mâlum Kur’an-ı Kerîm’de de Kadir Gecesi “bin aydan hayırlı” olarak geçiyor. Kandilleri birbiri ile kıyaslamak gibi bir gayemiz elbette olmadı. Şimdi aklıma gelmişken aktarmak istedim. Kandil kültürü bildiğiniz gibi bizim kendi millî kültürümüz. Osmanlı’da kandiller bir bayram edasında kutlanırmış.

Bugün gündüz ailemle görüştüm; kandil kutlaması için değil, muhabbet amaçlı. Tabii kandil kutlamasını akşamları yapıyoruz. Annem bir hadisten bahsetti. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bugün şöyle buyurmuş:

 

-Bu geceyi günahsız ağızla geçiriniz. Bir sahabe hemen sormuş:

-Yâ Muhammed, günahsız ağıs nasıl olur ? Hiç günahsız kul var mı ki ? Varsa da biz değiliz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Allah’ın biz günahkârlarda kıldığı bir hayra vesileyi şöyle izah etmiş:

-Birbirinize dua ediniz.

Evet çok küçük yaşlarda din hakkında öğrendiğimiz en hoş, en güzel, en cezbedici şeylerden biri de belki buydu. Müslümanın müslümana duası kadar makbul bir şey yok. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu hakikatten hareketle günahsız ağıza böyle işaret ediyor. İnsan kendine günahsız bir ağız ile fayda edemez. Ancak yine Allah’ın adaleti hakkında bildiğimiz bir gerçek var ki, oğul babanın hatasından sorumlu değildir, o hatayla oğul yargılanmaz.

İnsan için günahsız ağız bir diğer insandır. Bir başkası için günahsız ağız ancak sizsiniz.

Bu gecede başkaları için istemeyi ihmal etmeyin. Allah cümlemizin hayırlı dualarını kabul etsin. Hayırlı kandiller dilerim.