PAYLAŞ
Mahmud Efendi Hazretlerinin Büyüklüğü

Aşağıdaki yazı bana cep telefonumdan ulaşan, ilk yazanı ise tarafımdan bilinmeyen bir yazıdır. Mahmud Efendi Hazretlerinin (Kuddise Sirruhû) makamı ve kıymetinin anlaşılmasına faydası olur ümid ediyorum. Sayılan isim ve konular, bu amaca hizmet edecek ancak numûne miktarıdır.

Mahmud Efendi Hazretlerini Bize Tarif Edenler

Mahmud Efendi Hazretleri bahçede
Mahmûd Efendi Hazretleri, hane-i şerîflerinin bahçesinde tefekkür halindeler.

Medîne-i Münevvere’nin kutuplarından olup, dünyadaki bütün velîlerin meclisinde toplandığı Muhammed Zekeriya el-Buhârî Hazretleri, rüyasında Rasûlüllâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’i görmüş, Kâinatın Efendisi’nin hemen ardında da Mahmud Efendi Hazretleri’ni, ayağını Rasûlüllâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in mübarek ayağını kaldırdığı yere koyarken görmüş.

Bunun üzerine Mahmud Efendi Hazretleri’ne: “Ben Buhara’da Seyr-u Sulûkümü tamam edemedim, siz bana tamamlattırır mısınız?” diye ricada bulunmuş. Efendi Hazretleri de: “Siz manen tamamlamışsınız” diyerek tevazu göstermiştir.

Şâm-ı Şerîf’in fukahâsından Abdurrezzak Halebî Hazretleri Mahmud Efendi Hazretleri’nin en büyük âşıklarından olup, talebelerine daima onu tanıtmaya çalışmıştır.

Son devrin Hanefi fukahâsının en büyüklerinden olan Merhum Edîb Kellâs Hazretleri, yüz yaşına yaklaşmış iken ellerde taşınarak Şâm-ı Şerîf ziyaretlerinde Efendi Hazretleri’ni ziyarete gelmiş ve onun hakkında: “Kalbimin sevgilisi” diye ihtiramda bulunmuştur.

Ekser Ehl-i Sünnet Ulemânın İttifakı Üzerindedir

Türkiye meşâyıhının ulularından, Kelâmî Dergâhı Postnişîni Ali Haydar Efendi Hazretleri’nin âhiretliği olan Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, Mahmud Efendi Hazretleri’ni mescidinde ziyaret ederek O’nun yüce makamını tasdik etmiştir.

Gümüşhânevî kolunun önde gelen meşâyıhından Mehmed Zâhid Kotku Hazretleri, Mahmud Efendi Hazretleri’ni sürekli ziyarete gelmiş ve kendisinin cenazesinin yıkanmasını ve namazının kıldırılmasını Mahmud Efendi Hazretlerine vasiyet etmiştir.

Ali Haydar Efendi Hazretleri’nin âhiretliği olan Alvarlı Muhammed Lutfî Efe Hazretleri’nin âhiretliği olan, Rasûlüllâh (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)’in kabr-i şerifinin kapısı herkesin önünde kendisine açılan ve vefatından altı ay sonra kabrinden çıkartıldığında, kefeninde hiçbir leke bulunmaksızın etrafa misk kokuları saçan Hacı Salih Efendi Hazretleri, Mahmud Efendi Hazretleri’nin müridi gibi Pazar sohbetlerine katılır ve O’nun hakkında: “Kutb-u Medar bu Zattır, görmüyor musunuz, dünya etrafında dönüyor” buyurmuştur. Buna cemaat şahiddir.

İhvan ve Muhibbân Nice Allâme

Son dönemde Kur’ân’a çok büyük hizmeti geçmiş olan Gönenli Mehmed Efendi Hazretleri, Mahmud Efendi Hazretleri’ni sık sık ziyaret ederdi. Oğlu vefât ettiğinde Efendi Hazretlerimiz kendisine tâziye ziyaretine gittiği zaman Efendi Hazretlerine hitaben: “Senin yaptıklarını biz beceremedik, ortalığı sakallılarla ve çarşaflılarla doldurdun. Bir kere rüyamda semânın bir katında evliyâullahın toplantısına katıldım, tanıdığım bütün meşâyıh oradaydı, seni göremeyince sağa sola bakındım. O zaman hâtiften: ‘Mahmud’u aşağılarda arama. Yukarı bak! Yukarı!’ diye nida edildi” demiştir.

Son devir Osmanlı Ulemasından ve Medîne-i Münevvere meşâyıhından olan Hattat Mustafa Necati Erzurûmî Efendi Hazretleri, Mahmud Efendi Hazretlerine çok tazim eder, Medîne-i Münevvere’de kaldığı otellerde Efendi Hazretlerini ziyaret eder ve: “Şeytan senden kaçtığı kadar kimseden kaçmıyor. Bu zamanda şeytanın en büyük düşmanı sensin.” derdi.

İzinden Gittiler

Muhammed Ali Sâbûnî gibi dünya çapında Meşhur Allame, Mahmud Efendi Hazretlerine intisab etmiş ve: “Bu Zât sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın şeyhidir.” demiştir.

Seyda Cezerî‘nin halifesi büyük âlim Mehmet Emin Er, Suud ulemasından Seyyid İbrahim Ahsâî, Mekke ulemasından Ahmed Nurseyf, Medîne-i Münevvere’de bulunan Arif Hikmet Kütüphanesi müdürü büyük âlim Ali Ulvi Kurucu, Erzurum müftüsü Halis Efendi gibi Üstadımız Hazretlerini ziyaret eden, kendisinin yüceliğini itiraf eden ve kendisine intisab eden daha birçok zevât-ı kirâm vardır ki bunları tek tek saymaya ne bizim ömrümüz, ne yaşımız, ne de imkanlarımız müsait değildir.

Allah-u Teâlâ Mahmûd Efendi Hazretlerinin (Kuddise Sirruhû) dünyada himmetlerini, âhirette şefâatlerini cümlemize nasip eylesin. Âmîn!