PAYLAŞ
Barack Hussein Obama

Obama kendi balonunu çekinmeden patlattı. Sadece siyahi olması sebebiyle sempati toplayan ve tüm dünyada büyük bir kraldan çok kralcı taraftara sahip Obama, aslında ne siyah ne beyaz, bir Amerikalı olduğunu hatırlattı. Her sene Ermenilerin 24 Nisan anma gününde ABD’de başkanlar konuşma yapıyor.Bu sene sıra Barack Obama’daydı. Genocide diyecek mi derken o Meds Yeghern dedi.

Bu sene de konuşma öncesi 1 ay boyunca yeni başkan Obama’nın ne kadar Amerikalı olduğu üzerinde bahisler oynandı durdu. Aslında görünen şey sadece Obama soykırım diyecek mi demeyecek mi tartışmalarıydı.

Amerikan siyasetini, dahası Obama’nın başkanlığa yürüyüşünü bir anda unutmuş gibi alevlenen taraftar, Obama’nın Türkiye ziyaretindeki olumlu okudukları havanın da etkisiyle bu sene Ermeniler’e Amerika’nın iyi bir ders vereceğini savundu. Ne var ki bir Amerikan başkanı muhakkak bir Amerikalı gibi davranırdı. Obama da bu kadar samimiyet içerisinde geçen günleri dengelemek için bizi hiç de memnun etmeyecek ama tarihe taraf tutma olarak geçmeyecek cümleler kurdu. Aynen eski başkanlar gibi o da bir Amerikan başkanıydı.

Obama, topladığı taraftarı kendine ne kadar bağladı bilinmez ama bu taraftar Obama balonunu artık bu kadar şişirmeyecektir. Bize göre açıkça soykırım kelimesi yerine geçecek başka bir tanımı telaffuz eden Obama’nın diğerlerinden farkı olmadığını sanırım herkes anlamıştır artık. Obama da onlardan biri…boşuna sahiplenmeyin ! Üstelik katliam, ölüme yürüyüş gibi ifadelerle bu konuda son birkaç başkandan daha uzak bize…üstelik tüm dünyaya bu kadar yaklaşırken bize daha uzak.

Yeri gelmişken, Ermeniler ve Ermeni diasporası soykırım (genocide) değil, Büyük Felaket (Meds Yeghern) diyor. Soykırım lafı Avrupa ve Amerika’daki lobicilerden çıkıyor. Malumdur; soykırım ve sömürü ile meşhur Amerika ve Avrupa ülkeleri baskı kurabildikleri ülkelerin geçmişlerini karalayarak kendilerini aklamak için her fırsatı kolluyorlar. Özellikle Almanya’nın “ayıbı yayarak hafifletme çabalarının” bugünkü soykırım suçlamalarındaki etkinin en büyük sebeplerinden olduğu da düşünülüyor.

Biz artık sonunda kazanım bulunmayan konularda dahi sırf şirinlik muskası olsun diye taviz vermeye, kırmızı çizgileri yeniden çizmeye, hatta yok saymaya devam edelim, bugünün Amerikası ya da başkanı taviz vermeyecek. Çünkü onlar hükümet değil devlet politikalarına sahip ve devlet politikaları tavizlerle var olamaz. Çünkü bugünün Amerikası, bugünün Rusyası, Çini ne ise, taviz veren o olamaz. Bunu görmemek için kör olmalıyız.

Körlerle sağırlar…size bol selamlar.