PAYLAŞ

Yüzlerce kişinin öldürülmesinin azmettiricisi ve doğrudan faili olan, 80 öncesi Dev Sol, sonrası DHKP-C terörünün elebaşlığını yapan okumuş terörist Dursun Karataş’ın yine öldüğü açıklandı. Gün Sazak, Nihat Erim, Özdemir Sabancı gibi suikastlarla toplumca lanetlenen Karataş ve çetesi var olduğundan beri Avrupa’dan besleniyordu.

Karataş’ın daha evvel de birkaç sefer öldüğü açıklanmış ancak daha sonrada spekülasyon olduğu ortaya çıkmıştı. Bu sefer ailenin avukatı konunun kesin olduğunu duyurdu. Karataş daha evvel yakalanarak cezaevine konmuş, daha sonra firar etmiş ve 29 ayrı baskından son anda kaçarak kurtulmayı başarmıştı. Bu sebeple Karataş’ın bazı derin ilişkilerinin de kuvvetli olduğu söyleniyordu.

Yıllardır İnterpol tarafından da güya aranan Karataş’ın 10 yıldır kanser tedavisi görmesi ama buna rağmen bir türlü yakalanamaması, aslında toplum olarak bize hiç de ilginç gelmeyen bir konu.

Avukatı Karataş’ın İstanbul’da gömüleceğini söylüyor ve ekliyor: “İnşeallah bir sıkıntı olmaz”.

İnsanlığın kabul etmeyeceği bu cesedi toprağın, sahibi olan Allah’ın adaletinin bir kez daha gerçekleşeceği din gününe kadar kabul edeceği muhakkak. Ne var ki bu toprağın İstanbul’da var olduğunu sanmıyorum. Tabii bazılarının(!) yüksek hoşgörüsü neye müsade eder kestirmekl kolay olmuyor.

Böyle bir katilin, terör elebaşının cesedinin Türkiye’nin tümü mukaddes herhangi yerindeki bir avuç toprağa bulaşmasına tabiî bir durum gözüyle bakarak savunan ve bunun için mücadele etmeyi düşünenler, aynı teröre açıkça destek vermekle sorumludurlar.

Bakalım önümzdeki günlerde Türkiye’de hangi aydın, sanatçı, gündemde yeri olan bilinmiş, tanınmış kişi bu teröre destek verecek; hangi fâili meçhul feryatçıları bu mâlum failin gömülmesi hakkında fikir yürütecek.