PAYLAŞ

Bu başlık, okuyan bir çok kişi için Türkiye’de reklama iyi yatırım yapan, Türkiye’nin en büyüklerinden biri olan aynı firmayı ifade edecektir. Özellikle son birkaç yıldır yaptığı işten fazlasını reklam ile pazarlayan marka, akıllarda iyi bir yer etmeyi başarsa da fasonculuk yaftasına kısa sürede sahip oldu. Elbette Zorlu Grubu ve Vestel’den bahsediyoruz. Vestel’in reklamda yeni dönemi olan son birkaç senedeki tüm kampanyalarında marka sloganı olarak “Teknolojinin Türkçesi” ibaresi görmek mümkün. Epeyce de hatırlanacak bir slogan olduğu ve görevini yaptığı kanatindeyim.

Halbu ki Vestel bir türlü teknolojinin Türkçesi olamadı. Bu gizlenemez durum teknolojik açıdan kamuoyunda bilinir hale gelse de asıl sorunun parça toplayarak marka sunmak olduğunu sanmıyorum. Asıl sorun Vestel’in Türkiye için Türkçeye yeterli özeni göstermemesi ve bu yönü ile Cumhuriyetin en büyüklerinin arasında bir türlü yer alamaması. İmaj sorunu var…kişisel görüşüm bu tabii. Herkes aynı noktalardan etkilenmiyor olabilir.

Biz büyükleri her adımlarıyla “İstanbul beyefendisi” bildik ve onlara bunu lâyık gördük. Düzgün Türkçeleri, sunum temaları hep bize kaliteyi verdi. Herneyse belki bunlar iyice kişisel ve dolayısıyla nispi olarak pek fazla şey ifade etmeyecek görüşler. Konuyu daha genel ve hassas bir noktaya getirmek istiyorum asıl.

Teknolojinin Türkçesi olan Vestel defalarca tekrar ettiği zafiyetini tekrar gösteriyor. Hiç hakkı olmayan şekilde bozuk Türkçe kullanmaya devam ediyor. Son kampanyasında kocaman puntolarla “Bakıcaz” ibaresini görüyoruz.  Daha önce de benzer yanılgı(!)lara düşüldüğünü hatırlatmak istiyorum.

Türkiye’nin liderlerinin, Türkiyenin markalarının buna hiç hakkı yok. 2004-2005 yıllarından itibaren gönülden Zorlu Gurubuna verdiğim desteği Koç lehine değiştiriyorum.

Teknolojinin bozuk Türkçesine değil, ‘Bir Dünya Markas’ına ve ‘Yenilik Demek’e sahip olmaktan dolayı mutluyum. Sanırım teknolojik olarak da daha huzurluyum.