PAYLAŞ
Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ

12 sene evvel bugündü…yağan kar ile sönmeyecek yangının yüreklere düştüğü gün. Türk siyaseti ona ilk defa bir darbenin anonsunda yer verirken, bir yandan o dönemin siyasetini sivillere devretmekten kaçınan asker, bir yandan Menderes’in idamına -Cemal Gürsel’e yazdığı mektup ile- karşı çıkan sivil, velhasıl iki kimliğe de sahip kişiliği ile tanındı. Atatürk’ten sonra tutunulabilir bir doktirini olan ilk fikrî lider olması ise onu Türk dünyasının son Başbuğu yaptı. Alparslan TÜRKEŞ, Türk dünyasının en büyük kayıplarındandı.

Bugüne özel Mustafa Yıldızdoğan’dan Başbuğlar Ölmez basbuglar_olmez.mp3

Başbuğ, çoğu zaman söylendiği üzere Nihal ATSIZ ile ayrıldığı nokta islâm felsefesi oldu. TÜRKEŞ’in ideolojisi Türk-İslâm, hedefinde Turan (Türk Birliği), ahlâkında Türk-İslâm kültürü vardı, ruhunda hem Türk kimliği hem ilay-ı kelimetullah vardı. Gerçek, tutunulabilir, temelleri ve güzergâhı belirli bir ideolojiye sahipti. 250 milyona hitap eden bir Türk büyüğüydü. Bütünleştirici yapısıyla siyasi olarak da ayrıcalıklı; saygı duyulan bir kimliğe sahipti.

Elini öptüğüm gün şöyle dedi:

Bu elin parmakları sayısından fazla ülkücü yok. Ben de ülkücü olmaya çabalıyorum.

Gerçekten de başka zamanlarda da ifade ettiği üzere ülkücü denen kişi ancak Türklük gurur ve şuuru, islâm ahlâk ve faziletine sahip kişiydi. Bunlardan bir kısmının olması ülkücüyüm demek için yeterli değildi. Kendisi her zaman bunu öğretti. Serserilerin çengel bıyık, tesbih, yumurta topukla ülkücüyüz raconu kestikleri zamanda da onlarla mücadele etmek için bize güç, kudret, güven veren ta kendisiydi.

Ocakların eğitim yuvası olması gerektiğini söyleyen ve eğitim masalarına büyük önem veren ondan başkası olmadı.

Başbuğun, zamanında harekete hitaben bir konuşmasıyla kendisini anarak noktalamak istiyorum:

Türk Milleti’ne Bizans’tan geçme bir hastalık vardır. Gevşeklik, dedikodu, fitne, fesat, terbiyesizlik birbirini beğenmemek, sır saklayamamak, rasgele laf söylemek. Bu hastalık bizde de var. Bu hastalığı tedavi edemezseniz kendinize yol seçersiniz. Benimle dava arkadaşlığı edecekseniz her şeyden önce yüksek vasıflı Türk olmaya mecbursunuz. Türk Milleti’ni batıran, Bizans’ı batıran, Osmanlı İmparatorluğunu batıran bu hastalıktır.

Rahmet diliyorum. Yerini dolduran yok…olmayacak. Sen şuramızda, biz nişan aldık yıldızları !